Hw Tasarım

HW Tasarım

 

HW Tasarım

 

Güç Elektroniği Tasarımı

Güç Elektroniği Tasarımı

 

Güç elektroniği, herhangi bir kaynaktan alınan elektrik enerjisinin, elektronik yöntemlerle kontrol edilerek (dönüştürülerek veya işlenerek) kontrollü olarak yüke aktarılması işlemidir.
Güç Elektroniği, gün geçtikçe daha da genişleyen elektronik sektörünün en önemli dallarından birisidir.
Önceleri endüstriyel alanlardaki elektronik alanlardaki elektronik çözümlerde kullanılan güç elektroniği devre ve düzenekleri, günümüzde endüstrinin dışına taşarak evlere, ofislere ve araçlara girmiştir.
Güç elektroniği serüveni, 1900’lü yılların başlarında endüstriyel makinelerde çok yoğun olarak kullanılmakta olan doğru akım motorlarının hız kontrolü ile başlamıştır.

 

 

AYDINLATMA TASARIMLARI
 

LED AYDINLATMA TASARIMLARI


Led Aydınlatma
LED Kelime anlamı olarak Light Emitting Diode (Işık Yayan Diyot)`un baş harflerinden oluşmaktadır. Led ‘in en önemli kısmı yarı iletken malzemeden oluşan ve ışık yayan led çipidir. Led çipi noktasal bir ışık kaynağıdır ve kılıf içerisine yerleştirilmiş yansıtıcı eleman sayesinde ışığın belirli bir yöne doğru yayılması sağlanır. Ledler çeşitli kimyasal maddelerden üretilirler ve bu farklı maddelerin bileşimi ışığın rengini belirler. Bu Led aydınlatma sistemi çok yeni olsa da şimdiden otomobil farlarından evlere kadar kullanılmaya başlanmıştır. Nitekim hala piyasada olan sistemlerin artı ve eksilerinin dökümü yapıldığında, bu yeni teknolojinin günümüzdekilerin tahtını sarsacağı çok nettir.

Ledlerin en büyük özellikleri Florasan ve klasik ampullerin tüm avantajlarına sahip olmalarına rağmen eksi yönleri içermemeleri ve %100 lik bir randımanla çalışabilmeleridir. Ayrıca enerjinin tümü ışık kaynağına dönüşüyor, ısı yaymıyor. Bu üstün özelliklerinin yanı sıra %80 enerji tasarrufu sağlamaktadır.

 

 

KONTROL OTOMASYON SİSTEMLERİ
 

KONTROL OTOMASYON SİSTEMLERİ

Otomasyon Sistemi Nedir?

Daha önceleri insan emeği ile yapılan işlerin, bilgisayarlar, mekanik aletler ve kendi kendine çalışan makineler ile yapılmasına otomasyon sistemi denir.

Bu tanım önceleri imalat süresi boyunca malzemelerin bir makineden diğer bir makineye otomatik şekilde aktarılmasını, her birinde üretimin belli bir bölümünün yapılarak, insan emeğine ihtiyaç olmadan imalatın gerçekleştirilmesi olarak tanımlanıyordu. Teknolojinin gelişmesiyle, bu sisteme otomatik iletişim ve denetim mekanizmaları da eklenmiş, ki bu iletişim mekanizmaları bi makinenin veya üretim aracının bilgisayar programındaki bilgiler doğrultusunda faaliyet sürdürmesi olarak tanımlanabilir.

Otomatik denetimde makinenin yaptığı işler önceden programlanır. Bu programlama doğrultusunda bir sapmanın ortaya çıkması halinde, gereken düzeltmenin kendiliğinden sağlanması durumudur. Otomasyon, ikinci Dünya Savaşı’ndan sonra Batılı sanayileşmiş ülkelerde, verimliliği hızla arttırmıştır. Ama bu gelişmenin olumsuz etkileri de olmuştur. Bunlar arasında iş gücüne, vasıfsız emeğe olan talep azaldığından bunun sonucunda da işsizliğe yol açmıştır.

Bir fabrikada kullanılan otomasyon sistemleri, bilgisayar ekranında sisteminin işleyişini, eğer varsa arızanın yerini, üretilen ürün miktarını vs fabrikayı ilgilendiren birçok bilgilere erişim ve kontrol kolaylığı sağlar. Robot makine başlangıç için pahalı olabilir. Üretim işçiler için aylık ücret kaybı, şirket için tasarruf sağlar.

Avantajları;  

  • Kalite artışı,
  • Üretim maliyetinin  düşmesi,
  • Rekabet gücünün artması,
  • İş kazalarının azalması
  • Zamandan tasarruf  sayılabilir.

Bu avantajlar da işletmeye hız ve kâr olarak geri dönmektedir.

Dezavantajları;

  • Otomasyon sistemlerinin dezavantajı ise ilk montajının maliyetli olmasıdır.
  • Maliyet, uzun zamanda çoğu otomasyon sistemlerinde kendini amorti etmektedir.
  • Fabrika otomasyon sistemleri ile fabrika çalışanlarının sayısında azalmaya, otomasyon sonucu işletmelerin yatırım harcamaları fazlalaşır ve işsizlik  durumu ortaya çıkar

​​​​​Toplam işin paylaşım yüzdesi otomasyonun düzeyini tespit eder. İnsan gücünün yoğun olduğu otomasyon sitemleri yarı otomasyon, makinenin yoğun olduğu sitemler de tam otomasyon olarak tanımlanır. Endüstride üretim; hızlı, standart, güvenli, nihayet verimli kılmak otomasyon sayesinde sağlanmaktadır.

 

 

IR / RF KONTROLLÜ KUMANDA SİSTEMLERİ

 

IR / RF KONTROLLÜ KUMANDA SİSTEMLERİ

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

Kumanda terimi, geniş çerçevede, bir cihazın uzak bir mesafeden kontrol edilmesi durumu için kullanılır. Farklı uygulamalarda, kontrol komutları, radyo dalgaları veya infrared ışık ile kablosuz olarak veya kablo ile (bakır, fiber optik, vs.) aktarılabilir. Ancak hareket serbestliği ve veri aktarım güvenliği açısından endüstriyel uzaktan kumanda sistemlerinde radyo dalgaları ile kontrol ön plana çıkmıştır.

Temel bir RF uzaktan kumanda sisteminde, radyo vericisi (Tx, transmitter), bastığınız tuş için sayısal (binary) bir komuta karşılık gelen radyo dalgaları gönderir. Alıcıdaki bir radyo modülü (Rx, receiver), radyo dalgasını alarak bunu yorumlar, geçerliliğini kontrol eder ve komutu yerine getirir, örneğin bir gezer köprülü vinçte kancayı indirir, hidrolik pompayı çalıştırır veya bir vanayı açar.

 


SENSOR TASARIMLARI
 

 

SENSOR TASARIMLARI
 

Sensör, fiziksel ortamdan gelen bazı türdeki girdileri algılayan ve yanıt veren bir aygıttır. Belirli girdi, hafif, ısı, hareket, nem, basınç veya çok sayıda diğer çevresel olgudan herhangi biri olabilir. Çıktı genellikle, sensör konumunda insan tarafından okunabilir gösterime dönüştürülen, okuma veya daha ileri işlem için bir ağ üzerinden elektronik olarak iletilen bir sinyaldir. Yani sensörler, fiziksel bir etkiyi algılayarak ve ölçerek onu elektriksel sinyale çeviren aygıtlardır. Bu elektriksel sinyal, bir mikroişlemci ile kontrol edilebilir ve farklı işlemlerde kullanılabilir. Sensörler, parmak izi kullanılarak telefon kilidi açma, belirlenen bir sıcaklığın altına inildiğinde kombilerin çalışması, hareketi algılayıp açılan kapılar gibi günlük hayatımızda çok sıkça kullanılmaktadır. Sensörün Türkçe’de karşılığı algılayıcı veya duyargadır.

SENSÖR NASIL ÇALIŞIR?

Günümüzde aktif olarak kullanılan yüzlerce sensör çeşidi vardır. Sensörlerin de yaptıkları işlere göre çalışma prensipleri de değişmektedir. Fakat temel olarak tüm sensörlerin amacı aynıdır: “Fiziksel sinyali elektriksel sinyale çevirmek”. Sensörlerin nasıl çalıştığını anlamak için bir kaç tane sensörün çalışma prensiplerini inceleyelim.

İlk olarak hareket sensöründen başlayalım. Hareket sensörünün de farklı türleri vardır. Hareket sensörü, ortama bir sinyal gönderir ve onun yansımasını algılar. Bu gönderilen sinyal IR ışınları olabildiği gibi ultrasonik sesler de olabilir. Ama günümüzde en çok kullanılan model PIR hareket sensörüdür. PIR, passive infrared anlamına gelip, nesnelerden ortama yayılan radyasyonu algılar. Bu yapının IR sensörlerden farkı, ortama bir ışın göndermeyip insan vücudundan yayılan kızılötesi dalgaları algılamasıdır.

Hayatımızda sıkça kullandığımız varlık sensörleri ile devam edelim. Varlık sensörleri, temassız nesne algılamada kullanılmaktadır. Günlük hayatımızdan örnek vermek gerekirse araçların park sensörleri ve engel gördüğünde yön değiştiren araçlar söylenebilir. Sensör sürekli olarak doğrusal olarak sinyal gönderir. Bu sinyal bir ışın veya ses olabilir. Daha sonra gönderdiği sinyali algılamaya çalışır. Göndermesi ile gönderilen sinyalin yansıması arasındaki geçen süreye göre, önünde bir nesne var mı, varsa uzaklığı ne kadar bunu tespit edebilir.